İki Farklı Göçerler Yorumu : Ömer Yağlıdere & Matthieu Paley

Göçerler, Frenkçesiyle “Nomads” her ülkede kendilerine farklı alt kültürler yaratan, yolda olmak halinden ötürü özel, temiz, saf insanlar. İster Siirt’in yaylalarından dağlarına, ister Afganistan’dan Kırgızistan’a…

Aşağıda iki farklı Göçerler yorumu bulacaksınız. Biri, sevgili Dr.Ömer Yağlıdere’den, içinde az da olsa benim de tuzum olan Koçerler. Diğeri National Geographic fotoğrafçısı Matthieu Paley’den Afganistan’ın Wakhan koridorunda göçen Kırgızlar…

Ben çok benzerlikler ve özgünlükler buldum ikisinde de… İzlemeniz dileğiyle..

Screen Shot 2013-03-18 at 9.53.08 PM
Ömer Yağlıdere, Koçerler, 2011. Portfolyo için fotoğrafa tıklayın.
Matthieu Paley
Matthieu Paley, NGM Magazine Şubat 2013 Sayısı. Portfolyo için fotoğrafa tıklayın.

Belgesel Fotoğrafın “Trendy” Olması…

Benim bir fotoğraf tarzım var. Elinizde bir mekan vardır, bir fotoğraf makinası, bir kare ve sonra saniyenin bilmem kaçta biri. Çok içgüdüseldir. Yaptığınız saniyenin küçük bir parçasında olup biter, oradadır ve sonra orada değildir. Ama saniyenin bu küçük parçasında (parmaklarını şıklatıyor) geçmişiniz çıkagelir, geleceğiniz çıkagelir, insanlarla ilişkiniz çıkagelir, ideolojiniz çıkagelir, nefretiniz ve sevginiz çıkagelir : Hepsi, saniyenin bu küçücük parçasında, fotoğrafta kristalleşir. — Sebastiao Salgado

Neden? Bazen kendimize bu soruyu sormak, pek çok şeyin yanlış yapılmasının önüne geçebilir.

Belgesel fotoğrafçılık ne için yapılır? Daha doğrusu, doğrudan fotoğrafın bir alt dalı olan sosyal belgesel fotoğraf ne için vardır? Belgesel fotoğrafın var oluşunu bunca önemseyen, bunca destekleyen bizler, farkında olmadan veya olarak; aslında ne yaptığını çok ta takmayan bir fotoğraf meraklısı grubuna sırf “trend” olduğu için veya dışarıdan iyi göründüğü için belgesel fotoğrafçılık yaptırıyor olmayalım?

Neden sorusunun sorulmadığı bir belgesel fotoğraf üretimi, aslında en temel köklerinden arınıp popülistleşmiş olmuyor mu?

Bu konudaki en somut örnekleri görmek için, çok tekrarlanan konulara bakın : Engelliler, Seks İşçileri, Sokak Çocukları, Maden İşçileri, Grevler, Sokak Eylemleri, Göç, vb…

Elbette ki bu konuları gidip fotoğraflamak yasak değil, elbette ki çok çok nitelikli işler çıkıyor ortaya. Ancak bir konuda ortaya konan projenin öncelikli olarak konuyu estetize etme kaygısından uzaklaşıp mesajının ne olduğunu düşünmesi gerekmiyor mu?

  • Neden bu konu?
  • Neden böyle bir proje?
  • Yeni ne söyleyeceğim bu konuyla ilgili?
  • Bu konuyu sadece popüler olduğu için mi, yoksa benim içime ciddi ciddi dert olduğu için mi seçiyorum?
  • Benim bu konudaki derdim ne?
  • Bu derdi nasıl aktarabilirim izleyiciye?

Ancak bu soruların sorulması sonucunda doğru şekilde yola çıkmak söz konusu olmayacak mı?

Bir üretimin nitelik kazanması için, neden sorusunun fotoğrafçının temel ilgi alanlarından, makroekonomik trendlere kadar bir dizi bilgi düzleminden beslenmesi, görsel sanatlarla bir şekilde paslaşması gerekiyor. Sadece o aralar gündemde olanı gidip çekmek, olsa olsa sizi popülist yapar, ama fotoğrafçı yapar mı?

Daha da kritik soru : Fotoğraf anlayışını katı kalıpların içine hapsetmiş, memleketi “güzelleme” ordularının her hafta sonu taarruza kalktığı, Pazartesi sabahı iş yerine gidildiğinde çekilen fotoğraflara bakılıp puan/beğeni istendiği ülkemizde belgesel fotoğrafın nicelik olarak üretimini desteklerken bizler yukarıdaki nitelikleri göz ardı mı ediyoruz?

Bir soru da şu : Neden sorusu layıkı ile yanıtlanmadığı için mi, ikinci soru olan “nasıl?” kısmındaki tekdüze kalışlar?

Okuduğunuz için teşekkürler,

Utku

Belgesel Fotoğrafın Olmazsa Olmazı.. Yaklaşmak

Sebastiao Salgado Brezilya'da... Copyright : Amazonas Images

Belgesel Fotoğraf eğitimlerinde hep söylenen şey, fotoğrafçının öyküsüne mümkün olabildiğince yaklaşması ve samimiyetini feda etmeksizin öykünün içinde yaşayarak fotoğraf üretmesidir.

Bu konudaki en uç örnek, şüphesiz bugün dünyanın en büyük belgesel fotoğrafçısı kabul edilen Sebastiao Salgado’dur. Yaklaşık 10 yıldır Genesis adlı, dünyanın bozulmamış alanlarının ve ilkel, komünal yaşamdan sapmamış kabilelerinin bir büyük röportajını üreten Salgado, Amazonas Images adlı sadece kendi işlerinin dağıtımını yapan kendi ajansının web sitesinde nasıl çalıştığına dair videoları yayınlamış.

Yukarıdaki görüntü bu videolardan alınmıştır. Salgado, yerli kabilesi ile birlikte yaşadığı köyde gelen erzak/malzeme uçağını karşılıyor.

Bu sayfada görebileceğiniz büyük röportajlar (Grands Travaux) kısmında videolar bölümünde Reportage Zò’é videosuna tıklarsanız göreceksiniz. Amazon’un uçsuz bucaksız, erişimi mümkün olmayan bölgelerinden birinde Salgado, kendisine malzeme getiren uçak indiğinde kabilenin arasına karışmış, onlarla birlikte bir yaşam sürüyor.

Onların fotoğraflarını çekmek için orada değil sanki, onlarla yaşıyor. Sabah sporunu yapıyor, ava çıkıyor, doğal bir stüdyo kurup kabileyi fotoğraflıyor. Erişimi mümkün olmayan, ancak uçakla gidilebilen bir bölgede aylarca kalarak.

Yaklaşmadan, öykünün içinde olmadan fotoğraf çekilemeyeceğinin açık kanıtı bu videolar. Genesis’in nasıl yapıldığını görmek istiyorsanız, bir insan 12 yıl bir öykünün içinde nasıl çalışır merak ediyorsanız, izleyin.

Genesis’ten diğer fotoğraflardan bir seçkiyi aşağıda bulabilirsiniz.

Okuduğunuz için teşekkürler.

Utku